Glokom, göz içindeki basıncın (göz tansiyonu) artması sonucu görme sinirine zarar veren bir grup göz hastalığının genel adıdır. Normalde gözdeki sıvı (aqueous humor), gözün ön kısmındaki boşlukta sürekli olarak üretilir ve kanallardan dışarıya doğru akarak vücuda atılır. Ancak, bu sıvının gözden dışarıya çıkışı engellendiğinde, göz içi basıncı artar. Artan basınç, görme sinirini hasara uğratır ve görme kaybına yol açabilir.
Glokom, genellikle yavaş gelişir ve başlangıçta belirtiler çok belirgin olmayabilir. Görme kaybı çoğunlukla kenarlarda başlar ve ilerledikçe merkezi görme de etkilenebilir. Bu hastalık, tedavi edilmediği takdirde kalıcı körlüğe yol açabilir.
Glokom Türleri
Glokom, birkaç farklı türe ayrılır. Her bir türün gelişim şekli ve tedavi yöntemleri farklıdır. Glokom türlerini genel olarak şu şekilde sınıflandırabiliriz:
Açık Açılı Glokom (Kronik Glokom): Açık açılı glokom, en yaygın glokom türüdür ve genellikle yavaş ilerler. Göz içindeki sıvının drenaj kanallarında tıkanma meydana gelir, ancak açılı alan normaldir. Bu hastalık türü genellikle belirti vermeden ilerler, bu nedenle yıllarca göz içi basıncı artarken hasta bunu fark etmeyebilir.

Kapalı Açılı Glokom (Akut Glokom): Kapalı açılı glokom, daha hızlı ilerleyen bir türdür ve genellikle ani bir göz tansiyonu artışıyla birlikte gelir. Bu durumda gözün ön kısmındaki sıvının normal çıkışı engellenir ve hızla göz içi basıncı yükselir. Bu tür glokom, acil bir tıbbi durumdur ve tedavi edilmezse hızlı bir şekilde kalıcı görme kaybına yol açabilir.
Doğuştan Glokom: Doğuştan glokom, bebeklerde veya çocuklarda görülen bir durumdur. Gözdeki sıvı drenaj kanallarındaki doğuştan anormallikler nedeniyle göz içi basıncı artar. Doğuştan glokom, genellikle erken teşhis edilirse tedavi edilebilir.
Sekonder Glokom: Sekonder glokom, başka bir göz hastalığı veya sistemik durumun sonucu olarak gelişir. Örneğin, bir göz yaralanması, gözdeki iltihaplanma (uveit), şeker hastalığı veya uzun süreli steroid kullanımı sekonder glokoma yol açabilir.
Normal Tansiyonlu Glokom: Bu tür glokomda, göz içi basıncı normal seviyelerde olmasına rağmen görme siniri hasar görür. Normal tansiyonlu glokom, genetik faktörlerden, damar sorunlarından veya kan akışındaki azalmadan kaynaklanabilir.
Glokomun Belirtileri
Glokom, özellikle başlangıçta belirti vermeden ilerleyebilir. Bu, hastalığın erken evrelerinde fark edilmeden ilerlemesine neden olabilir. Ancak glokom ilerledikçe, bazı belirgin belirtiler ortaya çıkabilir:
Kenar Görüş Kaybı: Glokomun ilk aşamalarında, hastalar genellikle kenar görüşlerinde (periferik görüş) kayıp yaşar. Bu, hasta için fark edilmesi zor olabilen bir durumdur çünkü merkezi görme genellikle korunur.
Ani Göz Ağrısı ve Baş Ağrısı: Kapalı açılı glokomda, gözde ani bir ağrı ve baş ağrısı olabilir. Bu ağrı, gözün ön kısmında yoğunlaşır ve acil müdahale gerektirir.
Mavi veya Bulanık Görme: Glokom ilerledikçe, görme bulanıklaşabilir ve renklerin mavi tonlarına benzer şekilde görme kaybı yaşanabilir.
Gözde Kızarıklık: Gözde kızarıklık ve şişlik, glokom hastalarında yaygın bir belirtidir. Gözün beyaz kısmı iltihaplanabilir ve kızarabilir.
Işık Çevresinde Haleler Görme: Glokom hastaları bazen ışıkların etrafında halka şeklinde parlamalar veya haleler görür. Bu, göz içindeki basıncın artmasından kaynaklanabilir.
Kusma ve Bulantı: Kapalı açılı glokomun şiddetli durumlarında, baş ağrısı, göz ağrısı ve yüksek göz tansiyonu nedeniyle kusma ve bulantı görülebilir.
Glokomun Nedenleri
Glokomun tam nedeni her zaman belirli değildir, ancak bazı faktörler glokoma yol açabilir:

Yüksek Göz İçi Basıncı: Gözdeki sıvının (aqueous humor) düzgün bir şekilde drenajı engellendiğinde göz içi basıncı artar. Bu, görme sinirine baskı yaparak hasara yol açabilir.
Yaş: Glokom, genellikle 40 yaş ve üzerindeki bireylerde daha yaygın görülür. Yaş ilerledikçe, göz içi basıncını düzenleyen sistemdeki fonksiyonel değişiklikler artar.
Genetik Faktörler: Glokomun genetik bir bileşeni vardır. Ailede glokom hastalığı bulunan kişilerde glokom gelişme riski daha yüksektir.
Açık Alan Damar Tıkanıklığı: Gözdeki damarların veya drenaj kanallarının tıkanması, sıvının düzgün bir şekilde boşalmasını engelleyebilir. Bu durum göz içi basıncını artırır.
Diğer Sağlık Sorunları: Şeker hastalığı, kalp hastalıkları ve hipertansiyon gibi sağlık sorunları glokom gelişme riskini artırabilir.
Glokomun Tanısı
Glokom tanısı, kapsamlı bir göz muayenesi ve çeşitli testlerle konulur. Bu testler arasında şunlar yer alır:
Göz Tansiyonu Ölçümü (Tonometrik Test): Göz içi basıncını ölçmek için tonometre kullanılır. Normal göz tansiyonu 12-22 mmHg arasında olmalıdır.
Görme Alanı Testi: Görme alanı testi, periferik (kenar) görmeyi ölçmek için yapılır. Glokom, genellikle kenar görüş kaybına yol açar.
Optik Koherens Tomografi (OCT): OCT, göz sinirinin ince bir kesitini görüntüleyerek sinir uçlarının hasarını gösterir. Bu test, glokomun erken belirtilerini tespit etmek için kullanılır.
Göz Siniri Değerlendirmesi: Göz siniri, glokomun ilerlemesi sırasında zarar görebilir. Oftalmoskopi ile göz sinirinin durumu incelenir.
Glokom Tedavi Yöntemleri
Glokom tedavisi, hastalığın türüne, evresine ve şiddetine göre değişir. Tedavi amaçları, göz içi basıncını kontrol altına almak, görme sinirinin daha fazla hasar görmesini engellemek ve görme kaybını azaltmaktır. Tedavi seçenekleri şunlardır:
İlaç Tedavisi: Glokom tedavisinde, göz içi basıncını düşürmek için göz damlaları ve oral ilaçlar kullanılır. Prostaglandin analoğu, beta blokerler, alfa agonistler gibi ilaçlar yaygın olarak kullanılır.
Lazer Tedavisi: Lazer tedavisi, drenaj kanallarını açarak göz içi basıncını düşürmek için kullanılır. Lazer iridotomi, lazer trabeküloplasti gibi yöntemler glokom tedavisinde etkilidir.
Cerrahi Müdahale: İleri evre glokomlarda, cerrahi müdahale gerekebilir. Trabekülektomi ve şant yerleştirme gibi cerrahi yöntemler, göz içi basıncını kalıcı olarak düşürmeyi amaçlar.
Yenilikçi Tedavi Yöntemleri: Yeni tedavi seçenekleri arasında mikrocerrahi teknikler ve gen tedavisi gibi yöntemler araştırılmaktadır.
Yaşam Kalitesi ve Glokom
Glokom, tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına neden olabilir ve bu durum yaşam kalitesini ciddi şekilde etkiler. Glokom hastalarının, tedavi planlarına sadık kalmaları, düzenli göz muayenesi yapmaları ve yaşam tarzı değişikliklerine gitmeleri önemlidir.
