İçindekiler
1. Gözyaşı Kanalı Nedir, Nasıl Çalışır?
Gözyaşı sistemimiz; gözyaşı bezlerinden gelen sıvıyı toplayan, temizleyen ve buruna boşaltan uyumlu bir sistemdir:
- Gözyaşı bezleri su, tuz, protein gibi maddeleri üretir ve göz yüzeyini nemli tutar.
- Punktum adı verilen minik deliklerden toplanan gözyaşı,
- Kanaliküller aracılığıyla lakrimal kese (gözyaşı kesesi) içine akar.
- Buradan nazolakrimal kanal (buruna giden tüp) üzerinden burun boşluğuna iletilir.
- Bu sistemde tıkanıklık olursa, gözyaşları akamaz, birikir ve iltihap oluşturabilir. İşte buna dakriyosistit denir.
2. Dakriyosistit Nedir? (Tanımı ve Türleri)
Dakriyosistit, gözyaşı kesesinde oluşan enfeksiyon ya da iltihaptır. Genellikle gözyaşı kanalındaki tıkanıklık nedeniyle ortaya çıkar. Görülme biçimine göre dört ana türü vardır:
- Akut (ani başlayan): Saatler veya gün içinde şiddetli belirtilerle oluşur.
- Kronik (uzun süren): Hafif ama tekrarlayan belirtilerle ilerler.
- Doğuştan (konjenital): Bebeklerde doğumdan sonra sıvı kalıntısının boşalamamasıyla.
- Sonradan oluşan (edinsel): Yaşlanma, travma, tümör gibi nedenlerle.
Akut formda en sık Staphylococcus aureus veya Streptokok bakterileri rol oynar. Kronik formda ise tekrarlayan iltihaplar, bağ dokusu değişiklikleri veya sistemik hastalıklar (örneğin lupus, sarkoidoz) etkili olabilir.
3. Kimlerde Görülür? (Risk Faktörleri)
Dakriyosistit özellikle şu gruplarda daha yaygındır:
- Bebekler: Doğuştan kanal tıkanıklığı nedeniyle görülür. Yenidoğanların %1.2–6 kadarında rastlanır.
- Orta yaş üstü yetişkinler (özellikle kadınlar): Bu yaş grubunda kanal daralması sebebiyle daha sık rastlanır.
- Yüz travmaları, burun cerrahileri, tümörler: Gözyaşı sistemine zarar verebilir veya tıkayabilir.
- Sistemik hastalıklar: SLE, granulomatozis gibi hastalıklar kronik form riskini artırır.
4. Belirtiler: Ne Fark Edilir?
Akut Dakriyosistit Belirtileri
- Gözün iç kenarında ani başlayan acı, kızarıklık, şişlik, hassasiyet hissi
- Yüksek miktarda gözyaşı ve iltihaplı akıntı
- Basınca bastırıldığında cerahatin punktumdan dışarı çıkması
- Bazen ateş, halsizlik veya memede ağrı gibi genel rahatsızlıklar olabilir.
Kronik Dakriyosistit Belirtileri
- Uzun süreli sulu, yapışkan akıntı
- Tekrarlayan kızarıklık ya da gözün iç köşesinin iltihaplanması
- Görsel netlikte bozulma (göz yaşı filmindeki değişikliklerden kaynaklı)
Akut form genelde ani, ağrılı ve rahatsız edicidir. Kronik form daha sinsi ilerler ama zamanla rahatsızlık verir ve kalıcı sorunlara yol açabilir.

5. Nasıl Tanı Konur?
a) Fiziksel Muayene
Göz doktoru yüzünü inceler, göz yaşı kesesi üzerine bastırarak akıntı olup olmadığını kontrol eder. Bu basit test Crigler masajı olarak adlandırılır.
b) Sulama (Irrigasyon) Testi
Gözyaşı kanalından steril sıvı geçirilerek tıkanıklık olup olmadığı test edilir. Kitlenin geri akıntıya neden olup olmadığı gözlemlenir.
c) Kültür & Kan Testleri
Akut vakalarda akıntı örneği alınarak bakteriyel kültür yapılır. Kronik olgularda lupus veya vasculitis gibi sistemik hastalıkların ayrımı için ANA, ANCA gibi testler istenebilir.
d) Görüntüleme Yöntemleri
Genellikle gerek yoktur; ancak orbital selülit, tümör veya anatomik bozukluk şüphesi varsa CT, dakriyosistogram veya endoskopik inceleme yapılabilir.
6. Tedavi: Nasıl İyileşilir?
Akut Dakriyosistit Tedavisi
- Warm kompres ve Crigler masajı: Günde birkaç kez sıcak bezle bölgeye masaj yapılır. Şişliği hafifletir, akıntının akmasını sağlar.
- Antibiyotikler: Hafif vakalarda oral antibiyotik (örneğin sefaleksin veya amoksisilin-klavulanat). Şiddetli vakalarda hastanede IV antibiyotik (seftriakson, siprofloksasin) gerekebilir.
- Cerahat drenajı: Apse oluşursa cerrah tarafından boşaltılır ve kültür alınır.
Kronik Dakriyosistit Tedavisi
- Cerrahi (Dacryocystorhinostomi – DCR): En etkili yöntemdir. Burundan ya da burun kenarından yapılan bir girişimle tıkanan kanala yeni bir yol açılır.
- Endoskopik DCR: Burnun içinden yapılır, iz bırakmaz.
- Eksternal DCR: Nazal kenardan küçük bir kesiyle yapılır.
- İşlem sonrası stent (minik tüp) kullanılarak kanal açık tutulur.
- Balon Dilatasyon & Entübasyon: Kanalın içine balon yerleştirilip açılması; ya da ince stentlerle tıkanıklığın giderilmesi yöntemleridir.
Doğuştan Dakriyosistit Tedavisi (Bebeklerde)
- Genellikle masaj, sıcak kompres ve göz damlalarıyla tedavi edilir.
- Bunlar başarısız olursa nazolakrimal sondalama ya da cerrahi yöntemlere geçilir.
7. Evde Bakım ve Destekleyici Yöntemler
- Sıcak kompres: Temiz bir bez ılık suya batırılıp haftada birkaç kez göze uygulanır. Hem rahatlatıcıdır hem de kan akışını arttırarak boşalmayı kolaylaştırır.
- Crigler masajı: Gözün iç köşesine, nazal kenar hizasına yumuşak baskılarla masaj yapılır. Günde 3–4 kez, birkaç dakika yeterlidir.
- Hijyen: Elleri sık yıkamak, pamuklu bezleri temiz tutmak ve göz çevresini temizlemek enfeksiyonun yayılmasını önler.

8. Olası Komplikasyonlar ve Şikayetler
Eğer tedavi gecikirse ya da eksik müdahale edilirse:
- Orbital selülit: Göz çevresinde derin doku enfeksiyonu gelişebilir.
- Kornea ülseri: Gözün saydam tabakasında yaralanma olabilir.
- Kan dolaşımı yoluyla yayılma: Nadiren beyne veya vücuda yayılabilir, sepsis gibi ciddi sorunlara yol açabilir.
- Tekrarlayan hastalık: Rezolüsyondan sonra kanal halen tıkalıysa, kronik enfeksiyonlar tekrarlayabilir.
9. Dakriyosistit Hakkında Bilinmesi Gerekenler
- Gözyaşı kesesi iltihabı bulaşıcı değildir: Sadece gözyaşı sisteminde yer alan lokal bir enfeksiyondur.
- Belirtiler başta hafif olsa da zaman içinde şiddetlenebilir; gecikme tedaviyi zorlaştırır.
- Kadınlarda daha sık rastlanır; çünkü nazolakrimal kanal çapı erkelerden dardır.
- Yaklaşık %60 başlangıç vakası tekrarlayabilir; cerrahi girişim genellikle kalıcı çözüm sağlar.
Sonuç ve Önemli Hatırlatmalar
- Dakriyosistit, gözyaşı sistemindeki tıkanıklık nedeniyle gözyaşı kesesinde biriken sıvının enfeksiyona dönüşmesidir. Hem bebeklerde hem de yetişkinlerde görülebilir.
- Akut dönemde ağrı, şişlik ve iltihap, kronik formda ise daha çok sulanma ve akıntı vardır.
- Tanı: fizik muayene, sulama testi, kültür, gerekirse görüntüleme ve laboratuvar testleriyle konur.
- Tedavi: sıcak kompres, antibiyotik, masaj, gerekirse cerrahi yöntemlerle gerçekleştirilir.
- Erken tanı ve tedavi, komplikasyonları önler. Cerrahi müdahale ise kalıcı çözüm için sıklıkla gereklidir.
- Göz sağlığı ihmal edilmemeli, belirti görüldüğünde göz doktoruna başvurulmalıdır.